Sevgi

Had ve hırs

tarihinde

yayınlandı

HAD;  Genel  anlamda da, kendi değer ve yeteneğinin farkında olmak, konumuna, durumuna uygun davranmak şeklinde tanımlanır.

“Bilmek; Bir şeyi öğrenmiş, anlamış olmak, bilim, sanat veya zenaat alanında yeterli bilgi sahibi olmak… Duyup, zihnin kavradığı…

Nice bilgi, kurudur. Cansız, durağan, sabit hareketsizdir. Ona canı, bilmek kazandırır. Yunus Emre; “Çün okudun bilmezsin / Ya nice okumakdır” der.

Had bilmek, belki de bilginin en yüce mertebesidir. Haddini bilen, neyi bilmediğinin de farkına varandır. Çünkü had; bileni, cehalet çizgisiyle sınırlar.

Cehalet; henüz bilmemenin tanımıdır. Giderilebilir bir şeydir; bildirirsin geçer, öğretirsin geçer.

Ancak  cehaletin cehlinde olmak (echelü cahilin) tedavisi olmayan bir haldir ve tüm bilgeler böylesi birinden uzak durmayı önermiştir. Çünkü seni bu iklime çeker ve bilginin değer verilmediği diyarda mahveder.

Neticede bilmek; canlıyı mertebelendirir. Bir mantar, yağmurun şimşeğin ona büyüme vakti geldiğini bildirir de bir insan ancak bildiğinden emin, bilmediğinden tereddüt edebilendir.

Sen haddini bilenlerden misin?”diyerek bitirmiş yazısını Şeref OĞUZ.

Kişinin, herhangi bir konuda sınırlarını ve çizgisini bilmesi haddini bilmek diye tanımlanabilir kısaca. Haddini bilen insandan saygısızlık göremezsiniz, dostluğundan zarar gelmez.

HIRS; Bir şeyi şiddetle arzu etme, ona aşırı derecede tutkun olma, şiddetli ve sonu gelmeyen istek, taşkın arzu, aç gözlülük şeklinde tanımlanır.

Hırsın inanç dünyamızdaki karşılığını da genellikle mal, mevkii, şöhret, ilim gibi maddi veya manevi imkanları elde etme yahut daha genel olarak belli bir amacı gerçekleştirme hususunda kişinin bütün benliğini saran tutku şeklinde tanımlamıştır Mustafa ÇAĞRICI bir yazısında.

Korkmak gerekir, hem de çok korkmak gerekir haddini bilmeyip hırsı aklının önüne geçenlerden.

Onlar için her yol mübahtır, dostluk, arkadaşlık, ahde vefa, aidiyet gibi sözcükler yoktur sözlüklerinde. Başka hiçbir şeyin kıymeti ve önemi yoktur, bütün düşünceleri hedefe ulaşmaktır, çok zaman kendilerine uzanan eli dahi ısırırlar. Bu bir hastalıklı düşüncedir, kesinlikle ıslah edilmesi gereken bir olgudur.

Hadsiz ve hırsına yenik düşen kişiler ile yollarımızın kesişmemesi dileğiyle…

Copyright © 2019 Eskişehir Objektif, powered by WordPress. made by BMCW