Sevgi

Türk-İslam kültüründe vakıf anlayışı

tarihinde

yayınlandı

27 Ocak 1299 tarihi, Osmanlı Cihan Devleti’nin kuruluşu olarak bilinmektedir. Osmanlı Devleti’nin 600 yıl  hüküm sürdüğü dönemde devlet yönetim sistemine genel  hatlarıyla  bakıldığında,  devlet olarak daha çok güvenlik, sınırları korumak veya genişletmek gibi başlıklarla ilgilendiği görülmektedir. Dolayısıyla sosyal, kültürel, bayındırlık, inanç dünyası  gibi alanlara devlet bütçesinden bir harcama yapılmamakta, hayatın hemen her anlamında kurulan vakıflarla devlet yönetimine ve halkın bütün ihtiyaçlarına cevap verildiği görülmektedir. Kuruluş yıllarından sonra Osmanlı’da Vakıf’ların her alanda faaliyet  gösterdiği  bilinmektedir.

        Vakıf sistemi,  Karahanlı,  Gazneli ve Selçuklu Devletlerinde’de   görülmektedir. Türk-İslam devletlerinde sosyal devlet anlayışı hakim olup, bu tür ihtiyaçların neredeyse tamamı da Vakıflar tarafından karşılanmakta idi. Anadolu topraklarında ilk olarak 1048 yılında vakıf kurulduğu ifade edilmektedir.  Selçuklu Devleti’nde de vakıflara  çok önem verilmiştir. Vakıf kavramı Türk-İslam Kültürüne has bir kavram haline gelmiştir.

         Günümüzde gelişmiş ve  büyük ülkeler Türk Vakıf sistemi  inceleyerek kendilerine has vakıf sistemlerini geliştirmişler ve devlet bütçeleriyle gerçekleştiremedikleri bir çok faaliyeti ülkelerindeki vakıflar vasıtasıyla yerine getirdikleri, konuyla ilgili herkesin malumudur.

         Osmanlı döneminde vakıflar devlet tarafından desteklenir aynı zamanda devletin gözetiminde bulunurdu. Osmanlı Devleti’nde başta padişah olmak üzere, hanedan, yüksek derecedeki  görevliler ve o mahallin seçkin kişileri hayatın hemen her alanında   çok çeşitli  vakıflar kurmuşlar, devlet de bu vakıfların korunması ve denetimi için de her türlü tedbiri almış  devletin birtakım gelir kaynaklarının  vakıflara verilmesi sağlanmıştır. Böylece, devlet herhangi bir harcama yapmaksızın, vakıf sistemi sayesinde sosyal, kültürel ve inanç dünyasıyla ilgili birçok alanda çeşitli hizmetler yerine getirilmiştir.

         Osmanlı Cihan Devleti’nde kurulan vakıfların kuruluş amaçları ve faaliyetleri zengin bir içeriğe sahiptir. Bunlar topluma faydalı olmak amacı ile zaman, zemin, bölge ve insanların ihtiyaçlarına göre çeşitlilik gösterir. Cami, mescid, medrese, imaret, kervansaray, sağlık hizmetlerinin yanında, su yolları, kemerleri, çeşme ve sebiller yollar, kaldırımlar, aşevleri, kütüphane, dükkan, misafirhane, çocuklara gıda yardımı, yetim kızlara çeyiz hazırlama, borçluların borçlarını ödemek için kurulan vakıflar, okul çağındaki çocuklara gıda ve yiyecek yardım vakıfları, kimsesizlerin cenazelerini kaldırma vakıfları, göç edememiş hasta leyleklerin bakımı ve tedavisi vakıfları, akıl hastalarını müzikle tedavi vakfı, mürekkep vakfı, yaşlılara iş vakıfları, yol güvenlik vakıfları, mahalle fakirlerini gözetleme vakfı, tazmin vakfı, temizlik tükürük vakıfları, parasını düşüren çocuklar vakfı, konaklama vakfı, sokak hayvanları vakıfları, esirleri kurtarma vakfı, gibi  günümüzde akla  gelmesi dahi mümkün olmayan birçok alanda faaliyet göstermişlerdir.

          Vakıf, kişinin mal varlığının bir bölümünün hayır işlerine bağışlanması yoluyla oluşturulur ve “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır” hadisinden hareketle meydana gelmiş hayır kurumlarıdır.

       Ayrıca tarihten gelen geleneğimiz ve örfümüze  göre  vakıf malının dokunulmazlığı olup, tarihte bunun en bilinen örneği  Kanuni Sultan Süleyman Vakfıyesinde  kendisine yer bulmuş ve bugün Vakıf Bedduası olarak günümüze kadar ulaşmıştır.       

        Duraklama devrinin sonlarına doğru Devlet yönetimindeki aksamalar, bozulmaların etkisiyle vakıflar önemini kaybetmeye başlamış, vakıflar amaçlarından sapmaya başlamış nihayetinde II.Mahmut  vakıf sistemini kaldırmıştır. Evkaf Nezaretini (Vakıf Bakanlığı) kurarak vakıfları bir bakanlığın kontrolüne bağlamıştır. Vakıflar günümüzde  Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bağlı olarak hizmetlerine devam etmektedir.

        Cumhuriyetin anayasa ile belirlenen niteliklerine, anayasanın  temel ilkelerine, hukuka, ahlak, milli birliğe dayalı olarak, Cumhuriyet sonrasında da ülkemizde bir çok vakıf kurulmuştur. Cumhuriyet döneminde kurulup da faaliyetine devam eden vakıf sayısı 4.500-5.000 civarındadır.

          Her yıl Mayıs ayının ilk yarısında, ülkemizde Vakıflar Haftası olarak kutlanmakta olup, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve konuyla ilgi kurum ve kuruluşlar hafta boyunca çeşitli etkinler yapmaktadır. Son  yıllarda Vakıflar Genel Müdürlüğü, yapmış olduğu atılımlar sayesinde ülkemizde bulunan vakıf mallarının değerlendirilmesi, envanteri, geliştirilmesi, gelirlerinin arttırılması konusunda büyük mesafeler kat’edilmiştir.

           Şehrimizde ise başlıca, eğitim, kültür, sağlık,  sosyal dayanışma alanlarında faaliyet gösteren 30 civarında vakıf bulunmaktadır.

            İnsanlık alemine faydalı olabilmek ve övgüye mahzar olabilmek umuduyla, bizler için  yılın her günü Vakıflar Haftası olması ve ömrümüzü vakfeyleme temennisiyle…

Necmettin Başkut- Sevgi Vakfı Y.K.Ü

Copyright © 2019 Eskişehir Objektif, powered by WordPress. made by BMCW